Herşey biteli bir yılı geçti...Şu an bir otobüsün içindeki, iki kişilik koltuğumda tek başıma oturuyorum...Herşey biteli 365 gün olmuş ve içinde yirmidört koca saat... hergün güneş tekrar doğup terkrar battı, bu bir yıl bir yerlerde her sabah sen uyandın, nefes aldın....
Zaman aktı gitti bir şekilde, küllendi soğudu ama koca bir çukur açtı evrende bir yerde ve ben onun orada olduğunu bilerek hergün tekrar tekrar yürümek zorunda kaldım aynı yolu...
Mevsimler geldi ve geçti, üzerinden, insanlar oldu, geldi, kimisi kaldı kimisi gitti ama sen her sabah erkenden uyanıp bir yerlere gittin...Telefonunun çalmadığı herhangi bir gün geçmedi, gülümsemediğin tek bir gün yoktu, yaşamdan çaldığın tek bir gün bile olmadı, sen hep bir yerlere gittin, senin hep gidecek bir yerlerin oldu, benimle ya da bensiz....
Bir yıl, ne uzun...ah bir yıl ne kısa, ne acaip ve ne kadar uzak!
Dışarıda yemyeşil bir yol akıp gidiyor, kulağımda türkçe dublaj bir romantik komedi, güneş batmış ama ortalık hala aydınlık, sen nerdesin ve hangi yolları aşındırıyorsun ve mesela beni hiç düşünüyor musun diye düşünerek heyecanlanıp hüzünlenip, bir yıl ah bir yıl....hala nefes alabiliyorum!
Nefes aldığım için kendimi suçlu hissettim hep, beklediğimin sen olduğunu bildiğim halde, gitmene nasıl katlabildiğimi bilemedim hiç. Gitmene rağmen nasıl kahve içebildiğime nasıl sarhoş olduğuma inanamadım, onun için hiç tam anlamıyla bir yerde olamadım, hayatımı 37 ekran bir televizyondan izlemişim gibi...Bir koca yıl!
İzlediğim güzel bir filmin tadı gibi bir yıl, ne zaman uyuyamasam koyup izlediğim türden....Jeneriğin hiç bir zaman akmayacağını bildiğim türden. Ben bu bir yıl içinde 6 büyük rakı, yaklaşık 800 tane bira, 500 paket sigara ve yüz sayfa kağıt tükettim....
Yaklaşık 12 ayrı odada uyandım, bu bir yılda, değişik bardaklarda kahveler içtim....Pek çok kez sarhoş oldum ve bir kaç kere ayağıma cam batırdım....Bazen çok güldüm bazen çok ağladım..Bir yıl nası geçti gerçekten anlayamadım...
Baki hüznüm bu bir yılın hediyesi olacak bana ve baki aşkım sadece ve sadece sen olacaksın. Her sabah senin için bir ağıtla uyanıcam yatağımdan ver her gece senin için dua edicem yattığım yerden....
Başka biriyle uyansam da gözlerimi kapatırken sen geliceksin aklıma.....Ve onlarca bir yıl geçtiğinde ve ben bu bir yıllar boyunca hergün seni severken, ve sen bir yerlerde nefes alırken, bir gün çok uzun zaman sonra beni aklına getireceksin....Hüzünleniceksin belki, ama sen hep tercihlerine sadık biri oldun, hep kendi bildiğin yol en doğrusuydu ve elbetteki analitik açılımları vardı, hüzünlendikten hemen sonra da bunu unutmak için elinden geleni yapacak ve beni bilinç dışı bir yerlere yollamanın tüm sorumluluğunu üstlenip, nefes almaya devam edeceksin....Sen o nefesi aldığın için de ben yokolup gitmiş olucam uzay boşluğunda....Ve sen bir lerce yıl daha yaşamaya devam edeceksin, bu yollar da varolmaya devam edecek ve iki kişilik koltukta tek başına giderken kalbinin kırıklığı karşısında şaşkına dönmüş daha binlerce kadın daha taşıyacak ama onların hiç biri ben olamayacağım, olmayacağım artık.















Comments
--
...loosing all hope is freedom...
anlaşıldı hehe (:
--
...loosing all hope is freedom...
kaynar sular baştan aşağı yolculuk etti.
çünkü haklısın, çünkü neden böyle olması gerektiğinin cevabını kimse veremiyor?!?!
--
Clavicula Nox
--
Clavicula Nox
--
...loosing all hope is freedom...
--
...loosing all hope is freedom...
--
Clavicula Nox
Previous Page12Next Page