İçiminden hoşlanmadığın bir sigara gibi,
Kulağını tırmalayan bir melodiymişim gibi bakma bana.
Ben kimsenin son yudumunu içmedim kadehindeki, kimsenin toprak evini yıkmadım başına. Sadece eski bir şarkı gibiyim senin için, bilinen, söylenmeyen, karşına çıktığında boğazını düğümleyen türden, ertelediğin göz yaşların gibi hani.
Yabancı değil tanıdığım aslında, bana yabancıymışım gibi bakma öyle. Ben, senin tanıdık tüm acılarının içinde olduğu bir şeffaf dosyayım, beni arka odandaki klasörlerin içine gizledin, ama geceleri, nefesimi duyuyorsun rüyalarının arasında, herşeyin farkındayım.
Bira şişesinin üzerindeki ter damlacıkları kadar hüzünlendirebiliyorum seni, ya da eski bir kitabın arasından çıkan bir çukulata ambalajı kadar, görmediğin yıllarca ama varlığını gördüğün an hatırladığın türden; şayet şanslıysam, arabının camına pisleyen bir kuş kadar.
Bana sanki yüzümdeki benlerin sayısını bilmiyormuş gibi bakma, ya da senelerce gittiğin barın duvarındaki eski postere baktığın gibi. Aşinaymışsında, hiç bir çizgisini görmüyormuşsun gibi yapma yüzümü birden caddenin karşısında gördüğünde. Ben senin yıllarca saklayıp sarhoşken baktığın eski fotoğraf albümün olmadım hiç, ucu yakılmış buruşuk bir defter sayfanda.
Rüyalarının hatırlamadığın yerlerinde ortaya çıktım hep, sen evde yokken, karşı camda sigara içtim, ışığının sönmediği akşamlar hiç uğramadım semtine. Sana karşı varoluş çabasına hiçbir zaman girmedim.
Evinin kokusunu uzun bir tatil sonu farkedersin ya hani, sessizliği dinlersin bir koltuğa oturup, sehpalardaki tanıdık parmak izlerine bakarsın ve tavana anlamsızca. Bana öyle bakma, bana tanıdık bir kokuymuşum, seneler önce silinip gitmişim günlük hayat akışından ve başka bir yerde hayatla çarpışıyormuşum gibi bakma. Ben bahar geldiğinde dallarımla camına çarptım, usulca esen bir rüzgarda, hiç bir zaman açık pencerenden sokmadım içeri çiçek kokularımı.
Bana sabah aynada kendine baktığın gibi bakma,
Ya da sevgilinin yüzüne bakar gibi.
Ben ikiniz kadar da acıtmadım senin canını, ben hep uzak bir akraba oldum sana, yadırganmayan ama asla özümsenmeyen, göz temasını hiçbir zaman haketmeyen.
Bana öyle bakma....















Comments
--
Clavicula Nox
--
...loosing all hope is freedom...
--
Clavicula Nox
bunu yazdıran neyse, kötü de olsa iyi ki olmuş hissettirmiş diyeceğim elimde değil (:
--
...loosing all hope is freedom...
Previous PageNext Page